Benim ‘’GÖNLÜM’’ Sarhoştur Yıldızların Altında  

Posted by basketçi



            Kerem Gönlüm henüz lise yıllarında İskenderun Demir Çelik Lisesi’nin bahçesinde Emre Evlek, Hakan Deliveli, Erkan Demir gibi belki de o dönemde kendisinden kat be kat daha iyi basketbolcular ile oynarken günün birinde NBA kapılarının dahi kendisine açılacağını ve milli formanın değişmez adamı olacağını bin yıl düşünse sanırım kestiremezdi.
            Üniversite okumaya Ankara’ya giden Gönlüm’ün hayatı gittiği bir FUTBOL maçında Şeker Spor koçunun onu keşfetmesiyle birden bire değişti. Şeker’den TED’e oradan da Ülker Spor ile devler arenasına yükseldi.
Deyim yerindeyse dişiyle tırnağıyla kazıyarak geldiği nokta da; Türk basketbolunun son yıllardaki iki büyüğü Ülker ve Efes Pilsen Kerem Gönlüm’ün kariyerini bitirmek için ellerinden geleni yaptılar sanki.
Kerem Gönlüm’ü ilk kez Ankara da Kolejliler forması giyerken Ülker’e karşı izlemiştim. Ufuk Sarıcalı Ülker’e sahada tüm atletikliği ve enerjisi ile karşı koymaya çalışıyordu ancak Ufuk o kadar etkiliydi ki kim olsa o gün onun karşısında duramazdı. Belki de o günkü temposu arzusu ve isteği Kerem’i Ülker’e taşıdı. Ülker’e uzun yıllar hizmet eden Kerem Gönlüm kaptanlığa kadar yükseldi ancak bu kadar hizmet ettiği kulübü onu kariyerinin bir başka sıçrama aşamasında tam olarak belinden yakaladı.
Atina’daki olimpiyatlara hazırlanan AI ve Duncan’lı güya takım pardon rüya takım, İstanbul da 12 Dev Adam ile iki hazırlık maçı yaptı. Bu maçlar İbrahim Kutluay’a NBA yolunu açtı. Amerikalılar İboya bayılmışlardı. Popovic İbrahim Kutluay’ı zaten tanıyor ve biliyordu. Aydın Örs yönetimindeki ümit milli takımın maçlarını çok yakından takip eden Popovic İbrahim’i çok iyi biliyordu. Usta koç İstanbul’daki maçlarda bir ismi daha hafızasına alacaktı.
Popovic; Kerem Gönlüm’ü San Antonio Spurs takımına götürmeyi çok istiyordu. Kerem Gönlüm de gitmeyi çok istiyordu tabi ancak, Kerem’in NBA olabilmesi için ilk başta çok önemli görülmese dahi küçücük bir problem vardı. Gönlüm’ün Ülker ile 1 yıllık daha sözleşmesi devam ediyordu.
Ülker Kerem Gönlüm’ün önünü tıkayan o tarihi hatayı yaptı ve gitmesine engel oldu. Hem de bir hiç uğruna engel oldu çünkü o Ülker bir sezon sonra kepenkleri indirip şampiyon takımı güzide kulübümüz Fenerbahçe ile birleştirme kararı almıştı. Sözleşmesinin sonunda NBA olmasını engelleyen Ülker’in yüzüne dahi bakmayıp Efes Pilsen’in yolunu tutan Kerem; Eski takım arkadaşlarının şampiyonluk sevinci dahi yaşayamadan kapanan kulübüne tek bir cümle gönderme de bulunmuştu:
—Benim günahım neydi?
Kerem Gönlüm, gönlünün de çok rahat olduğunu tahmin ettiğim Efes Pilsen de sessiz sedasız ama etkili bir şekilde işini yaparken ortaya DOPİNG bombası düştü.
Tüm basketbol severlerin ağzında ve düşüncesinde tek bir söylem vardı:
—Kerem böyle bir şeyi isteyerek yapmaz!
Sonra aradan zaman geçti, 12 Dev Adam’ın Tanjevic ile yaşadığı hayal kırıklığının ve başarısızlığının faturası Kerem Gönlüm’ün eksikliğine kesilmesinin hemen ardından Aziz Yıldırım’ın açıklamaları 2. bomba etkisini yarattı.
Aziz Yıldırım, Avrupa şampiyonası devam ettiği için açıklamalarını turnuva bitimine saklamıştı. Fenerbahçe başkanı Efes Pilsen’i Kasun’un da kanında 'cathine' maddesine rastlandığı için takım halinde doping yapmakla suçladı.
Sonuç ortadaydı ve Gönlüm 1 yıl ceza aldı. Bu 1 yıllık cezadan sonra Kerem’in basketbol hayatı tümden tehlikeye girdi çünkü Kerem askere gitme ile karşı karşıya kaldı.
Türk basketbolunun son yıllardaki iki lokomotifi Türk basketbolunu büyütmek için çok şey yaptılar ancak olan Kerem Gönlüm’e oldu.
Dilerim Kerem Gönlüm bu süreci en az hasarla atlatabilir.

İLKER KESER                
http://ilkerkeser.blogspot.com/

This entry was posted on 26 Ekim 2009 Pazartesi at 09:51 . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

2 yorum

Tam bir trajedi, çok üzücü ...

26 Ekim 2009 11:25

trajedi sanırım en uygun tanım.

26 Ekim 2009 12:10

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails